DeutschDeien Dnyada Aile Sempozyumu, Malatya, 2013 DeutschFKA Kalknma Kurulu Genel Kurul Al DeutschTurizm altay, Tunceli DeutschNotre Dame Katedrali, Paris, Fransa DeutschEitimde Model Araylar altay, Malatya, 2012 DeutschKurtuba Akademi renci Topluluu Deutschocuklarla Babaa, Tatepe, Malatya DeutschMalatyann Ressamlar Resim Sergisi, BLSAM DeutschK?z?m, O?lum ve Ben, Malatya, 2001 DeutschMalatya, 2010 Deutschocuklarla Babaa, Doanehir, Malatya DeutschHer yer Kerbela, Her gn Aura, Arapkir, Malatya Deutsch150 STK ile zm Srecine Destek Aklamas, Malatya, 2014 Deutsch DeutschDeien Dnyada Aile Sempozyumu, 2013 DeutschArapgir Gelecek Stratejileri altay, 2013 DeutschLondon Bridge, Londra, ngiltere
13 14 14 14 14 14 14 14 11 7 8 9 10 11 12 11 14
3.3.2016 tarihinde yklendi.
zne Olmaktan Vazgemenin Ar Bedeli

 

“Eski hal muhal, ya yeni bir hal ya izmihlal”. S. Nursi.

 

“Sorumlu benim, sorumluluk bende” diyebilmek özne, “suçlu arama” kolaycl ya da “kurtarc bekleme” acziyeti ise nesne karakteristiidir. Hz. Âdem ile Havva ilk günah ilediklerinde, eytan suçlayarak kendilerini temize çkarmaya kalkmamlard. Onun yerine özne olmann gereini yaparak sorumluluu üstlenmiler ve “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eer bizi balamaz ve merhamet etmezsen, muhakkak ki kaybedenlerden oluruz” (Araf, 39) demilerdi.

 

Onlar azmettirici eytana ramen kendilerini sorumlu tutmulard. Oysa bugün slam dünyas olarak bizler, özne olmay göze alamadmz için her eyin arkasnda bir yabanc parma aryoruz. Yaadmz felaketleri bakalarnn entrikalarna balayarak sorumluluktan kurtulmaya çalyoruz.

 

Acaba yabanclar m gelip bize “adalet, ehliyet ve mevereti esas alan bir sistem kurmayn” diyorlar. D dümanlar m gelip, eit vatandal, hukukun üstünlüünü, erklerin bamszln, kii hak ve özgürlüklerini esas alan bir anayasay engelliyorlar. D güçler mi bize “yarg bamszln salamayn, meclise kiilik kazandrmayn, seçim sistemi ve siyasi partiler yasasn deitirmeyin” diye dayatyorlar. Yabanc mihraklar m slam dünyasnn bilim, kültür, sanat, ekonomi ve teknoloji üretmesini engelliyorlar. Gizli güçler mi gelip, “katlmcl, yerinden yönetimi, demokratiklemeyi falan bo verin siz en iyisi merkeziyetçi ve otoriter devlet tarznz daha da güçlendirin” diyorlar.

 

Bugün koca slam corafyas (57 ülke) toplamda bir Almanya kadar ekonomi, bir Japonya kadar bilim, bir sviçre kadar inovasyon üretemiyor. Dünya nüfusunun %27’sini oluturan Müslümanlar, dünya katma deerinin sadece %7’si üretebiliyorlar. Diyanet leri Bakan M. Dönmez’in ifadesiyle son yllarda her gün öldürülen ortalama 1000 Müslüman’n %90’, Müslümanlk iddiasnda olan kimseler tarafndan öldürülüyor. Bütün bunlar sadece yabanc parmayla açklayabilir miyiz? Kald ki yabanc yabancln, düman dümanln, rakip de rakipliini yapacaktr. Önemli olan bizim ne yaptmzdr. Ksacas, bamza gelenler kendi ellerimizle ilediklerimiz yüzündendir (ura, 30).

 

Görünen o ki Müslüman dünyann, adeta gönüllü olarak “özne” olmaktan vazgeçmesi; içtihadn kapsna kilit vurmas; eletirel düünmeyi terk etmesi; sorgulamay ve itiraz etmeyi unutmas; bilim, kültür ve sanat üretmeyi durdurmas; adalet, özgürlük, ahlak ve onur arayna son vermesi kendisine oldukça pahalya patlam görünüyor. slam dünyas bugün, tarihin hiçbir döneminde olmad kadar yeni bir düünsel devrime, görkemli bir tefekkür patlamasna ve köklü bir zihinsel dönüüme ihtiyaç duyuyor.

 

Oysa bundan yaklak 1500 yl kadar önce Mekke ehrinin yaknlarndaki Hira Maarasnda bir insan, dalarn ve talarn bile üstlenmekten çekindii büyük bir sorumluluu üstlenmiti. “Oku” denilmiti O’na ve O, yaratan Rabbinin adyla okumaya balamt ve o andan itibaren dünya batan sona deimiti.

 

Allah Teala’nn peygamberler ve müminler eliyle tarihe ve yeryüzüne müdahalesinin ad olan slam, geldii günden bugüne dünyann en belirleyici unsuru olmutu. smail Raci Faruki’nin ifadesiyle “dünyay cennete dönütürme projesi” olan slam, vicdanlara hapsedilmek için deil, statükoya kar çkmak, dünyay deitirmek, hayata rengini vermek, hatta hayat yeniden ina etmek için gelmiti.

 

Nitekim öyle de olmu ve slam, tarihte en ksa sürede en fazla etkiye yol açan bir mesaj, bir din, bir disiplin ve bir medeniyet olarak ortaya çkmt. slam, bilinen tarihin en insani, en efendi ve en büyük medeniyetini kurmu ve ksa sürede, o zamana kadar ortaya çkan en büyük askeri ve ekonomik güce dönümütü.

 

Yüzlerce yl süreyle eitim, bilim, kültür ve sanat adna ne üretildiyse Müslümanlar tarafndan üretilmiti. slam corafyas dünyann en yaratc ve en özgür bölgesi olmu en güzel ehirler Müslümanlar tarafndan kurulmu, en fazla bilim onlar tarafndan üretilmiti. Müslüman bilginler fizik, kimya, biyoloji, tp, astronomi ve optikte çr açan keif ve icatlar yapmt. Öyle ki bir Batl tarihçinin ifadesiyle “Eer 1000’li yllarda (dorusu 800’lü yllardan itibaren) Nobel ödülü veriliyor olsayd, ödüllerin tamamna yakn Müslüman bilginlere giderdi”.

 

Dünyaya çoulculuu ve farkllklarn yönetimini bu medeniyet öretmiti. Daha 50 yl öncesine kadar ABD’de siyahlarla beyazlar ayn lokantada yemek yiyemez, ayn otobüslere binemezken, slam 1500 yl öncesinden bu sorunlar kökünden çözmü, insanlar ya Müslümanlkta karde ya da insanlkta e kabul etmi, renklerimizin ve dillerimizin farklln sadece bir tanma ve tanma arac olarak görmütü.

 

Kuran’n diriltici ve özgürlükçü mesaj, bilim, düünce ve yaratclk açsndan alabildiine geri olan Ortadou corafyasnda tam bir entelektüel devrime yol açmt. Kur’an, Müslümanlarn sadece imann, ruhunu ve vicdann deil ayn zamanda akln, zihnini ve entelektüel kapasitesini de harekete geçirmiti.

 

Fakat gün geldi, C. Meriç’in ifadesiyle “Bir aslan medeniyeti, bir tilki uygarlna yenik dütü” ve bir dönemlerin en büyük gücü olan slam medeniyeti, yaanan deiime ayak uyduramad ve sahadan çekilmek zorunda kald.

 

Bu durum, önemli oranda Müslümanlarn akl kullanmaktan, özgürlükten, bilim üretmekten ve özne olmaktan adeta gönüllü olarak vazgeçmelerinden kaynakland. D. Shayagan’n deyimiyle “Selimiye’yi yapm sonra da onun gölgesinde yatmtk”. Böylece slam’n yüzlerce yldr parlayan sönmeye balad.

 

Artk Kur’an aklmz ve entelektüel kapasitemizi harekete geçirmiyor, sadece duygularmz ateliyordu. Kuran’a tutulan yanl odakl aynalar ve slam düüncesi üzerinde yaplan operasyonlar yüzünden entelektüel kapasitemiz ve zihni melekelerimiz altüst olmutu. Öyle ki Müslüman topluluklarca uygulanan eitim sistemi, sanki Müslümanlarn yeniden toparlanmasna deil, onlarn yeni bir medeniyetin kurucu unsuru haline gelme ihtimalini ortadan kaldrmaya odaklanmt.

 

Öyle ki, Medeniyet olarak daha düne kadar, yetmi iki milleti bütün farkllklaryla bir arada yaatmay baarabilmiken, bugün farkllklarmz yönetmede açk bir baarszlk içindeyiz.

 

Dün devletin iini yaparken devletin mumunu, kendi iini yaparken kendi mumunu kullanan bir hassasiyet üretebilmiken, bugün hrszlk, yolsuzluk, rüvet, kamu üzerinden zenginlemek gibi marazlar rutin hastalklarmz haline geldi.

 

Dün “Komusu açken tok yatmama ve ihtiyacndan fazlasn infak etme üzerine dayal bir zenginlik anlay gelitirebilmiken” bugün slam Corafyas gelir dalmnn en bozuk olduu corafya halini ald.

 

Hayli zamandr üniversitelerimiz bilim üretemiyor, okullarmz eitim veremiyor, cemaatlerimiz insan yetitiremiyor, entelijansiyamz entelektüel çkaramyor, siyasetimiz devlet adam yetitiremiyor.

 

Suç, intihar, boanma ve uyuturucu kullanma oranlar hzla artyor. slam dünyas yüz binlerce insan hapishanelerde tutarak güvenlik salamaya çalyor. ran ve Türkiye gibi ülkelerdeki mahkûm says ngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin 2-3 katna çkm durumda. Irak ve Suriye gibi ülkeler de ise insanlar hapsedilmeye bile gerek duyulmadan dorudan infaz ediliyorlar. Corafyamzda slam adna iddet uygulamak ve çirkin tiranlklara öykünmek marifet halini ald. Artk gösümüzü gere gere “Huzur slam’da” diyemiyoruz. Halimiz tam da M. A. Ersoy ve Ziya Paa merhumlarn dizelere döktükleri gibi…

 

Gitme ey yolcu, beraber oturup alaalm:

Elemim bir yürein kâr deil paylaalm (M. A. Ersoy).

 

Gezdim diyar küfrü hep beldeler, kâaneler gördüm.

Dolatm mülkü slam’ bütün viraneler gördüm (Ziya Paa).

 

in daha kötüsü ise bu gidii durdurmak ve tersine çevirmek bir yana, henüz durumu doru tespitten bile uzaz. Bugün slam dünyasnn durumu, büyük bir meydanda (agora) toplanm, gidecei yönü kestiremeyen, akaca mecray bulamayan milyonlarca insandan oluan bir topluluun halini andryor. Müthi bir enerji var, ancak bu enerji doru mecralara aktlamad için içten içe çürüyor ve çürütüyor. Bir eyler yapmak adna yola çkanlarn kahr ekseriyeti ise bu kalabaln akaca mecralar oluturmak yerine iin kolayna kaçp bu kalabaln saysn daha da artrmaya odaklanyorlar…

 

Bir türlü dinamiklerimizi ve potansiyelimizi harekete geçiremiyoruz. Medine sözlemesine baknca, slam düüncesinin “demokrasi ötesi” bir model gelitirme potansiyelini görüyor, fakat bunu ortaya çkaramyoruz. slam’n adalet, ehliyet ve meveret ilkelerine baknca bu topraklarda hanedanln, saltanatn, otoriterliin olmamas gerektiini düünüyor, fakat bunlarn olumasn engelleyemiyoruz. Peygamberden hemen sonra ortaya çkan Mürcie, Kaderiye, Mutezile, Rey Ekolü ve Maturidilik gibi ekollere baknca slam düüncesinde özgürlükçü ve çoulcu yaklamlarn mümkün olduunu görüyor, fakat bunu baaramyoruz.

 

Açktr ki, bu sürece dur demenin yolu, ilk peygamber Hz. Âdem ile son peygamber Hz. Muhammed’in yapt gibi tarih, toplum, corafya, inanç ve kültür karsnda özne olduumuzun farkna varp yeniden sorumluluk almaktan geçiyor. Bariz bir ekilde yeni bir toplumsal muhayyileye ihtiyacmz var. Bu halin sürdürülemezlii ortadadr. Eski hal muhal, ya yeni bir hal ya izmihlal…

 

Artk zaman, yeniden yola çkma zaman; Aliya’nn dedii gibi günein altndaki yerimizi alma zaman; Zümrüdü Anka misali yeniden kendi küllerimizden doma zaman; yeniden insan adna, hayat adna, adalet ve özgürlük adna; ahlak ve onur adna; bilim ve sanat adna konumak, tartmak, inisiyatif almak ve yeni bir manifesto yaymlamak zaman.

 

Artk zaman;

* Ne düüneceinden çok, nasl düünülecei üzerine;

* Pein kabullenmelerden çok, eletirel düünme üzerine

* Ezberlemekten çok, kefetme üzerine,

* Modellerden çok, deerler üzerine,

* Tanmlamaktan çok, tanma üzerine,

* Cevap vermekten çok, soru sorma üzerine;

* Tüketmekten çok, üretme üzerine;

* Benden çok, biz üzerine;

* Geçmiten çok gelecek üzerine;

* Nasldan çok, niçin üzerine

… ve hepsinden çok da

* Adalet, özgürlük, ahlak ve onur üzerine odaklanma zaman

 

Artk zaman yeniden dirilmek zaman. Tpk;

* Yerin uyanmas gibi, kmldamas gibi topran

* Bulutlar yarmas gibi gün nn

* Yamurun anszn boanmas

* Binlerce kuun bir anda parlamas havalanmas

* Erimesi gibi karlarn ve buzullarn

* Patlamas gibi dal uçlarnda tomurcuklarn (Erdem Beyazt).

 

Zira “man varsa imkân da vardr, eer Allah, insana bir sorunu görme yetenei vermise muhakkak ki onu çözme yetenei de vermitir”.

(A. Davutolu)

 

Selametle…

*Ltfen kaynak gstermeden kullanmaynz. | Bu ierik 3244 defa okunmutur.

Dier erikler

Ziyareti Bilgileri Toplam Ziyareti :136263 Kii - u An :17 Kii Online - Sitemizi Bugn :50 Kii - Dn :110 Kii - Son Bir Hafta :859 Kii - Son Bir Ay :5567 Kii Ziyaret Etmitir.
2016 Prof.Dr.brahim GEZER. Her Hakk Sakldr. Sitede kullanlan Grsel ve Yazlar Kaynak Gsterilmeden kullanlamaz.