DeutschDeien Dnyada Aile Sempozyumu, Malatya, 2013 DeutschFKA Kalknma Kurulu Genel Kurul Al DeutschTurizm altay, Tunceli DeutschNotre Dame Katedrali, Paris, Fransa DeutschEitimde Model Araylar altay, Malatya, 2012 DeutschKurtuba Akademi renci Topluluu Deutschocuklarla Babaa, Tatepe, Malatya DeutschMalatyann Ressamlar Resim Sergisi, BLSAM DeutschK?z?m, O?lum ve Ben, Malatya, 2001 DeutschMalatya, 2010 Deutschocuklarla Babaa, Doanehir, Malatya DeutschHer yer Kerbela, Her gn Aura, Arapkir, Malatya Deutsch150 STK ile zm Srecine Destek Aklamas, Malatya, 2014 Deutsch DeutschDeien Dnyada Aile Sempozyumu, 2013 DeutschArapgir Gelecek Stratejileri altay, 2013 DeutschLondon Bridge, Londra, ngiltere
13 14 14 14 14 14 14 14 11 7 8 9 10 11 12 11 14
27.6.2013 tarihinde yklendi.
nsanolunun Adalet ve Anlam Aray

nsanolunun Adalet ve Anlam Aray

nsan yaratlndan ve bu dünyay mekân tutmasndan beri hem çevresini ve hem kendini kefetmeye, kendini ve dünyay anlamlandrmaya, amac ve sorumluluklar hakknda düünmeye devam etmitir.

nsanolunun bu aray Freud gibi baz düünürlere göre “haz” aray, Adler gibi baz düünürlere göre “üstünlük” aray olarak adlandrlmtr. Victor Frankl gibi baz düünürlere göre ise insanln bu aray en temelde “anlam” araydr. Aslnda bütün dinler, ideolojiler, büyük anlatlar, peygamberler, filozoflar, büyük idealistlere göre de bu aray temelde bir anlam araydr. nsann nefsi haz ve üstünlük arayna giriebilir ancak insann akl, iradesi, kalbi ve vicdan en temelde anlam arayn sürdürürler. Zira haz ve anlam aray insan zor ve kritik anlarda ayakta tutmaya yetmez ama anlam aray her ortamda sürdürülebilir.  

Victor Frankl, kendi bandan geçenlerden yola çkarak kaleme ald “nsann Anlam Aray” adl kitabnda bir insann en olumsuz artlarda dahi anlam arayn ve gelecek hedeflerini yaatmasnn hikâyesini anlatr. Bu kitap, Nazi Almanya`snn insanlk d toplama kamplarnda ölüm ile kalm arasnda 4 yl geçiren, insanln dibe vurduu bu ölüm kampnda her eye ramen insan olarak kalmaya çalan ve sonunda insan olarak dar çkmay baarm bir doktorun hikâyesini anlatr.

Yazar böylesi bir ortamda nasl hayatta kalnr, bunca irençlik, bunca zulüm ve ölüm karsnda nasl hayata tutunulur ve hayata nasl bir anlam yüklenebilir hususu üzerine uzun uzun kafa yorar. Her an öldürülme riskine ramen, eini, çocuklarn ve arkadalarn bu ortamda kaybetmesine ramen anlam arayn ve hayal kurmay sürdürür. Bunca artlara ramen yazar gelecekte, üniversitede toplama kamp psikolojisi hakknda ders verirken hayal etmektedir kendini. Böylece yaad ann ve aclarn üstüne çkabilmeyi baarm, ac duygusu katlanlabilir bir hal alm, insann koullar ne olursa olsun katlanlabileceinin en güzel örneklerinden birini ortaya koymu, dahas 4 yl yaadklarndan yola çkarak tüm insanln yararna sunulabilecek bir çalmaya imza atmtr.

Yazarn bu kafa yormalarndan ilk ulat sonuçlardan biri; bu artlarda “anlam” aray dndaki dier araylarn yani “haz” ve “üstünlük” araylarnn insan ayakta tutmaya yetmeyeceidir. Yazar u tespitte bulunur:

“Kampta koullar çok kötüdür. Bununla birlikte en kötüsü belirsizliktir. Tutuklular ne zaman serbest braklacaklarn asla bilmemektedirler.” Tüm bu koullara ramen kampta iki tür insann ortaya çktn gözlemler yazar; koullara kar meydan okuyan ve kamp yaamn frsata dönütürenler ile geçmiin anlarna gömülüp bitkisel bir hayat yaayanlar.

Birinci gruba giren insanlar her türlü olumsuz koula direnmekte, ona meydan okumakta, kendiliinden bir anlam arayna girmekte ve yüzlerini gelecee çevirmektedirler. Belirsiz geleceklerine ramen kendilerine bir gelecek kurmakta ve yaamlarna anlam katmaktadrlar. Bu insanlardan bazlar toplama kamplarnda o kamptan bu kampa komakta ellerindeki son ekmek krntlarn bakalaryla paylamakta ve insanlar teselli etmeye çalmaktadrlar.

 kinci grup insanlar ise belirsiz gelecekte bir hedef göremedikleri için, gözlerini kapayp geçmite yaamay tercih ediyorlardr. “Bu insanlar için yaam anlamszlamt” der, yazar. Gelecee inancn yitirilmesi ile birlikte kesin bir son yaanmaktadr. Bu maddi ya da manevi bir sondur ve bir kriz ile ortaya çkmaktadr.

Oldukça ünlü bir besteci olan F.’nin hikayesi ile açklar bu grubun trajedisini. Besteci F. bir gün gelir yazara rüyasn anlatr. Rüyasnda bir ses ona kendisine ne sorarsa sorsun yantlayacan söylemi ve soru sormasn istemitir. O ise savan kendisi için ne zaman biteceini sormutur. Sesin verdii cevap 30 Mart’tr. Bu rüyay 1945 ubatnda görmütür. Anlatt tarih ise Mart’n badr. Yazar F.’nin, rüyay anlatt zamanlarda umut dolu olduunu ama gün yaklarken savan biteceine dair herhangi bir iaret belirmemektedir. Bunun üzerine F. 29 Mart günü aniden rahatszlanr, atei yükselir. 30 Mart günü hezeyanlar balar ve bilincini yitirir. 31 Mart’ta ise ölür.

Yazar buradan yola çkarak u sonuca varr: Bir tutuklunun benliinin sorumlusu, fiziksel nedenlerden çok, kendi özgür karardr. Frankl bu anlamda determinizme de kar çkar ve insann çevre ve koullar tarafndan belirlenemeyeceini, iradesi ve ruhuyla bu artlara direnebileceini ve insann istedii her hangi bir anda deime özelliine sahip olduunu ileri sürer.

Hapishane ve kamplarda bile devam eden anlam aray, içgüdüsel yönelilerin, heyecanlarn, hamasi yaklamlarn ortaya çkard geçici bir aray deil, insan yaamndaki en temel araytr.

Yazara göre Logoterapi de (logos, yunanca=anlam) denilen bu aray günlük yaamda üç farkl yoldan kefedilebilir. Bir eser yaratarak ya da bir i yaparak (baar), bir ey yaayarak ya da bir insanla etkileerek (sevgi), kaçnlmaz acya yönelik bir tavr gelitirerek (acya direnme ve ondan anlam çkarma).

Bu yüzden olsa gerek doktor karsna yazd mektupta öyle demektedir: “Beni kalbine mühürle, zira sevgi ölüm kadar güçlüdür”. Belli ki yazar sevginin, karsyla etkileim halinde olmann kendine kazandrd gücü kullanmaktadr. 

Peki, acya yönelik bir tavr gelitirmekten ya da acdan anlam çkarmaktan ne anlamalyz. Elbette ki anlam bulmak için illada ac çekmemiz gerekmez ancak acdan kaçnamaz bir durumda kalmsak, logoterapinin temel ilkesi olan anlama dönmemiz ve acdan anlam çkarmamz gerekir.

Peki bu iki grup insan arasndaki fark nereden kaynaklanmaktadr. nsanlar böyle davranmaya iten ana unsur nedir?

Esprilere de konu olmu bir söz vardr. “nsanlar, insanlar ikiye ayranlar ve ayrmayanlar olarak ikiye ayrlr” diye… Dorusu ben de kendimi ilk gruba yani insanlar ikiye ayranlarn içine katyor ve insanlar “hayattan bir ey almaya çalanlar ile hayata bir ey katmaya çalanlar” olarak ikiye ayryorum.  Nasl ki veren el, alan elden üstünse; hayata bir eyler katmaya çalanlar da bir eyler almaya çalanlardan üstündür diye düünüyorum.  

te bu iki grup insan birbirinden ayran temel fark budur. Yani hayata nasl baktmzdr. Hayattan bir eyler almaya m yoksa ona bir eyler katmaya m odaklanyoruz. Eer kendimizi hayattan bir eyler almaya odaklamsak mahkumiyet ya da toplama kamp gibi kötü artlarla karlatmzda her eyin bittiini düünürüz. Fakat hayata bir eyler katmaya/vermeye odaklanmsak iler kolaylamaya balar. Zira hangi artlarda olursak olalm hayata katacak bir eylerimiz mutlaka olacaktr.   

Dorusu bizler de hayata bak açmz buna göre belirlemeli ve yaamdan ne beklediimizden çok yaamn bizden ne beklediine odaklanmalyz. Bu bak, hangi artlarda bulunursak bulunalm hayatmza anlam ve derinlik katacaktr. Özgür ya da mahkûm olabiliriz; salkl ya da hasta olabiliriz; zengin ya da fakir olabiliriz; kadn ya da erkek olabiliriz; Türk ya da Kürt olabiliriz; Alevi ya da Sünni olabiliriz. Hangi art ve durumda olursak olalm esas odaklanmamz gereken ey bulunduumuz artlara göre hayata, çevreye, insanmza, ehrimize, ülkemize, çocuklarmza ve gençlerimize neler katabileceimiz olmaldr.

Hayata böyle baktmz zaman, buna inandmz zaman hangi artlarda olursak olalm, ne kadar kötü bir durumda bulunursak bulunalm, yaamann, mücadele etmenin, direnmenin, sabretmenin bir anlam olacaktr.

Hayata bir eyler katmak ve sorumluluklarmz yerine getirmek için illa da özgür olmamz gerekmez. Dünyadaki birçok önemli kitap, birçok önemli iir, birçok önemli beste hapishanelerde yazlm, birçok el sanat hapishanelerde örenilmitir. Malcolm X gibi birçok insan hapishanelerde hakla hakikatle tanmtr. Birçok özgürlük mücadelesi hapishanelerde yürütülmü, birçok önemli hareket hapishanelerden yönetilmitir. Mandela gibi mesela… Mandela G. Afrika’da onlarca yl sürdürdüü mücadelesinin yaklak 30 yln hapishanede geçirmi mücadeleyi buradan yönetmi ve çktktan sonra da C. Bakan olmutur. Aliya zzet Begoviç mesela, Bediüzzaman mesela, Ahmet Yasin mesela, Sokrates mesela, Spartaküs mesela, Zekeriya engöz mesela... Sorumluluk bilinci kuanm insanlar için bulunulan yerin ve artlarn önemi yoktur aslnda…

Yollar hapishanelere, medrese-i yusifiyelere düse bile insan özgür kalabilir, demir parmaklklar, çelik kaplar, beton duvarlar insann bedenini hapsedebilir ancak ruhunu hapsedemez; ruhumuz özgürdür; ruhumuz hayal kurar, ruhumuz okyanuslar aar, ruhumuz beynimizin, yüreimizin, sözümüzün ve kalemimizin gücüyle ktalar fethe çkar, mazlumlara umut, zalimlere korku olur.

Maalesef dünyann birçok ülkesinde olduu gibi bizim ülkemizde de adalet, hak, hukuk, suç, suçlu ve ceza kavramlar çou kereler gerçek anlamndan koparlm ve hâkim koltuunda oturanlarn düünce ve ideolojilerine göre ekil almtr. Bunun sonucu olarak gün olmu mazlumlar zalim, zalimler mazlum ilan edilmitir; gün olmu iki dilim baklava çalan çocuklar yllarca hapislerde tutulmu; gün olmu baz insanlar farkl düündükleri ve bunu ifade ettikleri için hapse tklm; gün olmu baz insanlar srf insanln tevhit, adalet, özgürlük ve anlam arayna öncülük etmeye çaltklar için türlü türlü iftiralara, bask ve ikencelere maruz braklm ve yllarca özgürlükleri ellerinden alnmtr.

Buna karlk darbe yapan, milletin özgür iradesine tasallut eden, öncesinde kanl provokasyon eylemleri düzenleyerek darbe artlarn hazrlayan, sonrada bunlar bahane ederek darbe yapan ve sonrasnda insanlarn yüz binlercesini hapse atan, on binlercesini ikenceden geçiren, binlercesini sakat brakan, yüzlercesini idam sehpalarnda ya da ikence tezgahlarnda öldürenler; milletin zenginliklerini sömürüp bankalarn boaltanlar; yllarca bu ülkede mafyalk ve çetecilik yapanlar dier taraftan halkmzn bir ksmnn ana dilini, baka bir ksmnn mezhebi kimliini, baka bir ksmnn tesettür hakkn yasaklayarak yllarca bu ülkeyi cad kazanna çevirenler maalesef kimseye hesap vermeksizin elini kolunu sallayarak ve hala bu millete efendilik taslayarak gezebilmitir.

te bütün bunlara kar mücadele etmek, en temel insani sorumluluklarmzdan biridir. Zira hepimiz biliyoruz ki; insan düündüü kadar insandr, mücadele ettii kadar insandr, farkndalk gelitirdii kadar insandr, adalet, özgürlük, onur ve ahlaktan yana durduu kadar insandr. Fakirler, yoksullar, yetimler, kimsesizler ve mazlumlar hakknda kayg duyduu kadar insandr. Daha adaletli, daha özgür ve daha anlaml bir dünya kurulmas için irade ortaya koyduu kadar insandr.

Dünyann yaratlndan beri insanolunun, temel iki görev ve sorumluluk alan vardr. Bunlardan biri yeryüzünün imar edilmesi, dieri ise hayata iyiliin hâkim klnmasdr.

Dünyay imar etmek, yani bütün canllarn salkl bir çevrede güvenli bir ekilde yaayabilecekleri, insanlarn bedensel, ruhsal, zihinsel ve duygusal açdan tekâmül edebilecekleri yaplar, sistemler ve ehirler kurmak; bilim ve teknoloji üretmek; anlam ve deer üretmek; edebiyat, sanat ve estetik üretmek… Zira Allah insanolunu yaratt ve yeryüzünün imaryla sorumlu kld.

Dier sorumluluk alan ise insanlarn slah için çalmak, adalet, özgürlük, ahlak ve onur arayn sürdürmektir. Bunlar Kuranda dikkat çekilen temel slami sorumluluklardr ayn zamanda. Dolaysyla bu iki sorumluluk alan hem insani hem de slami sorumluluklardr.

nsanlar, ortak bir kaygya sahip olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayrlr (A. eriati).  nsan hakknda, hayat hakknda, yoksullar, yetimler ve mustazaflar hakknda kayglar olan, onlarn dertleriyle dertlenen insanlar yeryüzünü imar etmenin ve hayata hayr hâkim klmann peine düerken, bunun mücadelesini verirken böyle bir derdi kaygs olmayan insanlar hayat bir oyun ve elenceden ibaret görüp, duyarsz, umarsz ve kaygsz bir hayat sürüp, ot gibi yaayp, günein sabah doup akam batmas gibi gerilerinde iz brakmakszn kaybolup giderler.

nsanolunun adalet, özgürlük, ahlak ve onur aray ne yeni bir araytr, ne de bugünden yarna bitecek bir araytr. Bu arayn kökleri “Ben sizin Rabbiniz deimliyim” sorusuna verilen “Galu Bela” cevabna kadar uzanr. Bu aray Hz. Âdem’in çocuklar Habil ile Kabil arasndaki mücadeleden alr köklerini…

Ve devam eder büyüyerek, gürleerek ve güçlenerek… Peygamberlerle devam eder, salihlerle devam eder, ehitlerle devam eder, büyük ideal insanlaryla devam eder, büyük filozoflarla devam eder, büyük dava adamlaryla devam eder…

Bu dünyann daha anlaml ve daha yaanlabilir bir dünya olmas için mücadele eden, emek veren, gayret eden, bedel ödeyen ve bu uurda ikence, çile ve musibetlere düçar olan, yollar zindanlara, hapishanelere düen, dahas birçou ahadet erbetini içen bütün bu öncülerimize selam olsun.

Selam olsun Hz. brahim’e… ki o bütün putlara kar sava ilan etmi, Nemrud’un karsna dikilmi, insanlar tevhit dinine davet etmi ve Müslüman, Hristiyan ve Yahudi bütün dindarlarn ortak atas olmutu.

Selam olsun Hz. Musa’ya… ki o Firavun’a ba kaldrm ve mustazaflar Firavunun düzeninden kurtarmak için mücadelelerin en güzelini vermiti.

Selam olsun o son peygambere… ki o anlamn buharlat, adalet güneinin söndüü, irkin her yan kuatt bir dönemde tevhit, adalet, özgürlük, ahlak ve onur aray balatm, dünyann ve insanln tarihte baka bir örneine ahit olamayaca bir deiim ve dönüüm yaanmasna vesile olmutu.

Dahas bu uurda bask ve skntlara göüs germi, bütün vaatleri elinin tersiyle itmi ve muarzlarna hiç bouna uramayn deil bu vaatlerde bulunmak  “Günei sa elime ay da sol elime verseniz ben yine de bu davadan vazgeçmem” demiti.

… ve bizler bir toplum nasl dönütürülür, bir devrim nasl gerçekletirilir, koca bir dünya nasl deitirilir ondan örenmitik.   

Komusu açken tok yatmamay, kamu maln korumay, kendi iimizi yaparken kendi çramz, kamunun iini yaparken kamunun çrasn kullanmay, Dicle kenarnda otlayan bir koyunun sorumluluunu hissetmeyi ondan ve onun arkadalarndan örenmitik.

Mazluma dininin sorulmamas gerektiini, kim olursa olsun mazlumun yannda kimden gelirse gelsin zalimin karsnda olmak gerektiini ondan örenmitik.

Çile, ikence ve zorluklar karsnda nasl durulur, zulme ve zalimlere kar nasl direnilir o büyük muallimden örenmitik. 

Selam olsun o büyük düünür Sokrates’e… ki o “Ben uyuuk insanlar harekete geçiren bir at sineiyim diyerek kendini yaad topluma tanklk etmeye ve farkndalk gelitirmeye adam, bu uurda idama mahkûm olmu ve bu tutumundan vazgeç seni affedelim diyenlere kar en ufak bir yutkunma belirtisi dahi göstermeden baldran zehirini bana dikip içmiti.

Selam olsun o büyük direniçi Spartaküs’e ve yiit arkadalarna… ki onlar özgürlük ve adalet aray için vahi Roma despotizmine kar sava açmlard.  

Selam olsun büyük devrimci Mahatma Gandhi’ye… ki o “Uruna ölebileceim çok sayda dava var ancak uruna öldürebileceim tek bir dava yoktur” diyerek emperyalizme kar barç direni hareketini balatm, bu uurda yollara dümü ve ünlü tuz yürüyüüne çkmt.

Selam olsun M. L. King ve Molcolm X’e… ki onlar “Bir rüyam var” diyerek Amerikan rkçlna ve kölelie kar mücadele balatm, balarn koyduklar adalet, özgürlük, hak ve hukuk arayna hain kurunlara hedef olarak canlarn da koymak zorunda kalmlard…

Selam olsun Rosa Park’a… ki o 1956 ylnda halk otobüslerinde beyazlarn öne, siyahlarn arkaya oturmas ayrmclna ve adaletsizliine kar isyan etmi ve o tarihte Amerika’da büyük bir halk hareketinin balamasna sebep olmutu.

Selam olsun Amerikal aktivist Rachel Korin’e… ki o Siyonist srail igaline kar mazlum Filistinlilerin yannda yer alm, onlarla birlikte direnie geçmi ve bu uurda tankn altnda can vermiti.  

Selam olsun bilge kral Aliye zzet Begoviç’e ki o “Din de devrim de ac ve straplar içinde doar. kisi de refah ve konfor içinde yok olur gider” diyerek adeta bugün içten içe yaanan çürümeye dikkat çekmi ve davas uruna yllarca hapis yatmaktan perva etmemiti.  

Selam olsun Tunuslu Muhammed Buazizi’ye… ki o adaletsizlie, hukuksuzlua, diktatörlüe isyan etmi, mücadele etmi, sesini duyurmaya çalm bütün bunlarla olmaynca sesini duyurmak için kendini yakmak zorunda kalmt. Ve bu eylemiyle bir ktaya özgürlüün kapsn aralayacak devrimler sürecinin balamasna vesile olmu ve yiit Arap gençlerinin öncülük ettii bu devrimlerin sembolü olmutu.  

…ve selam olsun ahsm da dâhil ilimizde ve ülkemizde birçok insann yetimesine katk salayan aabeylere ve onlarn arkadalarna… onlar ki tarih boyunca devam eden adalet, özgürlük, ahlak ve onur araynn bu corafyadaki öncüleri olmulard. Onlar ki güzel ahlak sahibi, okuyan, yazan, konuan, tartan, aratran, salih bir iman ve amelle donanm bir neslin yetimesi için gece demeden gündüz demeden çalm, gayret etmi ve yllarn vermilerdi…    

Ve selam olsun bütün dier adalet ve anlam arayclarna…

nsanln yüz ak bu yiit, fedakâr ve sorumluluk sahibi insanlarn adalet ve anlam aray elbetteki bundan sonra da devam edecektir. Ta ki yeryüzünde fitne kalmayncaya kadar; ta ki son kz çocuu topraa gömülmekten kurtarlncaya kadar, ta ki son aç doyurulana; son esir özgürlüüne kavuana; son mazlumun yüzü gülüne kadar; ta ki alevisi, sünnisi; kürdü, türkü; kadn erkei; fakiri ve zengini bu topraklarda mutlu ekilde bir ve beraber yaayncaya kadar ve ta ki bütün zalimlere, müstekbirlere, karunlara ve hamanlara hesap soruluncaya kadar…  bu aray bu mücadele sürecektir.

Elbette bu yola ba koyan ve her artta yolda olma iradesini sürdürenler; iyilik, güzellik ve doruluk arayna girenler; hak hukuk ve adaletin izini sürenler; onur ve ahlakn peinden gidenler; her demde mazlumdan yana zalime kar duranlar; bu arayn karl olarak zorluk ve skntlara düçar olacak, bask ve ikence görecek, iftira ve hakaretlere maruz kalacak, yollar medreseyi yusufiyelere, hapishanelere, zindanlara düecek ya da türlü vaat ve tekliflerle yollarndan alkonulmaya çallacaklardr. Ama buna ramen bu aray sürecek bu bask, yldrma, iftira ve vaatler bu erdemli ve özgürlük a insanlar yollarndan alkoyamayacaktr.

Her hainin karsna bir Godayva; her Yezit’in karsna bir Hüseyin; her Firavun’un karsna bir Musa; her Nemrud’un karsna bir brahim çkacak ve adalet, özgürlük ve anlam aray devam edecektir. Ne mutlu bu araya katlanlara…

Zira inanyoruz ki insanolu olarak hepimiz Allah’a doru giden bir yol üzerinde bulunmaktayz. Ve gelmesi kesin olan bir gün gelecek ve biz kendimizi O’nun karsnda bulacaz. Ve hepimiz hayatmzn hesabn vereceiz. Yaptklarmzdan ve yapmamz gerekirken yapmadklarmzdan; söylediklerimizden ve söylememiz gerekirken söylemediklerimizden dolay hesaba çekileceiz.

Malmz mülkümüzü nereden kazanp nereye harcadmzdan; gençliimizi ve ömrümüzü nasl deerlendirdiimizden; kamu malnn bir zerresini hesabmza geçirip geçirmediimizden; yoksullar, yetimler, kimsesizler ve mazlumlar için ne yapp yapmadmzdan; hayr faaliyetlerine sosyal sorumluluk projelerine ne kadar katk verip vermediimizden ve varsa madur ettiimiz, hakszlk ettiimiz insanlardan helallik alp almadmzdan dolay hesaba çekileceiz.

Ne mutlu bütün bu sorulara kar bir cevab olanlara…

*Ltfen kaynak gstermeden kullanmaynz. | Bu ierik 2528 defa okunmutur.

Dier erikler

Ziyareti Bilgileri Toplam Ziyareti :136250 Kii - u An :4 Kii Online - Sitemizi Bugn :37 Kii - Dn :110 Kii - Son Bir Hafta :846 Kii - Son Bir Ay :5554 Kii Ziyaret Etmitir.
2016 Prof.Dr.brahim GEZER. Her Hakk Sakldr. Sitede kullanlan Grsel ve Yazlar Kaynak Gsterilmeden kullanlamaz.